1 Nisan 2012 Pazar

SENSİZLİĞİM

Sensizliğim hiç bilinmeyecek aslında
Bu gemiler yine geçecek burdan
Ve aynı yağmurla ıslanacak kaldırımlar
Gittiğinden beri
Aynı güneşe çıkacak herkes her sabah
Beş çayı içilecek biryerlerde en sevdiğimiz
Evde kalmış kızlara koca bulmaya çalışacak
Mahallenin ileri gelenleri
Sanki hiçbirşey olmamış gibi
Minibüsler çalışacak sabah 6 lardan
Akşam sekizlere kadar
Karaköy balık kokacak
Kumkapıda kuşlar acıkacak
Arabesk şarkılar çalınacak külüstür teyplerde
İşten dönen memurları basacak bağrına şehir
Kasabaya martılar üşüşecek birden
Bir hengame kopacak çığlık çığlığa
çok daha üşütecek bu sefer rüzgarlar
Anneler cocuklarını toplayacak sokaktan
Çıkmaz sokakta oturanlar ekmek aldıracak bakkaldan
Para üstü seven çocuklara
Koyup bugünü sırtına yani herkes
Yarına hazırlanacak yine
Aynı teraneye aynı hamam aynı tas
Kimse bilmeyecek sensizliğimi aslında
İnadına bilmeyecek kimse
Saatler Suçluymuş gibi kaçacak
Ben dakika gardiyanı
Gece kokulu odamda yine
Ve camlarını silecek esnaflar akşamüstü
Gazete kağıdıyla
Misket oynayacak çocuklar
Hile hurdayla karışık
Kandırmaya çalışacaklar birbilerini
Biryerlerde uçurtmalar uçurcaklar gökyüzünde
Bu da sensiz yapılırmıydı diyeceğiz dur...
Dur daha ne olur
Ne aynılıklar göreceğiz çıldırtan
Konuşma sesleri gelecek
Kahkahalar kopacak ardı ardına
Ve hani hiç olmadık yerde
Dandik bir spor haberini okurken bile
Hiç takip etmediğim bir gazetede
Seni seveceğim yine

Aklımın ışığını açık unuttum neylersin
Gaz kontağı yapar yüreğim
Bir kibrit çaksan uçarım şimdi
Ama bu defa başka
başka diyorum kimse inanmıyor
başka şeyler var kimsenin bilmediği
Yoksun yani
daha nasıl anlatırım ki..

Sensizliğim hiç bilinmeyecek aslında
Cemreler düşecek bir bir
Gece olmayacak mı sanıyorsun
Elektriğe zam gelmeyecek mi
Yoksa pazarda sivribiber satanlar
Bu sefer hakikaten tatlı biber mi verecek
Acı biber yerine
Kimse yalan söylemeyecek mi
Duracak mı dünya
Belki senin saçlarına bahar gelecek
Ve ben göremeyeceim
Ruyalar göreceğim her yattığım uykuda
Belli belirsiz ayakkabılarımı boyayacak
Traş olacağım
Tuzlu gözyaşlaı yakacak yanaklarımı
Yokluğunu süreceğim kızarmış ekmeğin üstüne
Her kahvaltıda
Kültablasına dönecek hayat
Zamanı gelince boşalacak yani
Selamlar vereceğim
Selamlar alacağım hiç durmadan
Tahammülsüz kalacak bakışlarım
Baktığım yerlere kör
Yakınımdaki uzaklıkların farkına vararak
Geçecek ömür sensiz pehh...
Her geceye vardığında
İçimin freni patlamış otobüsü
Molalarımda sen olcaksın
Yani kimse bilmeyecek aslında
Kimse kimsenin umrunda değil


Aklımın ışığını açık unuttum neylersin
Gaz kontağı yapar yüreğim
Bir kibrit çaksan uçarım şimdi
Ama bu defa başka
başka diyorum kimse inanmıyor
başka şeyler var kimsenin bilmediği
Yoksun yani
daha nasıl anlatırım ki..

Şöyle mi desem:
Anam avradım olsun ki
Seviyorum seni..

ERHAN YİĞİT KIRIKCI