Powered By Blogger

29 Ocak 2010 Cuma

-KİMSESİZ KELİMELER -



Hiçbir cümlesini anlayamayacak kimse
Kimsesiz kalacak kelimelerim
Üstlerine alınamayacak aşıklar
Bir yabancılıkki sorma gitsin
Saracak noktasına virgülüne kadar
Bir ünleme ağzımız açık bakacağız sadece

Hiçbir kelimesini anlayamayacak kimse
Kekeme vurgular duyulacak derinden
Sonrası mı? bir sabırsızlıkki sorma gitsin
Sırtı terleyecek dizelerin
Bol bol öksüreceğiz
Kepek yapacak saçımızda anladıklarımız
Boynumuzda balyozdan bir kolye
Anlamayacak kimse
Kimsesiz kalacak kelimelerim
İlk defa duymuş gibi soracağız birbirimize
Yalan kavramı alıp başını gidecek seninle
Kaçacak bütün sıfatlar isminin önünden
Hiçbirşey tamlayamayacak seni
Şiir seni anlattığına bin pişman
Tedirgin olacağız duyduğuzmuzda
Ama yine de
Hiçbir cümlesini anlayamayacak kimse
Kimsesiz kalacak kelimelerim
Fiillerim çatısız
Bir başyapıtın üç sayfalık dandik özeti gibi
Dolaşacağız seninle elden ele
Kabuslara gireceğiz daha duur!!
Akla sen geldiğinde korkacak bu yerküre...

Hiçbir cümlesini anlayamayacak kimse
Kimsesiz kalacak kelimelerim
Duyduğun ilk yalana bürün
Başka türlü inanamayacağız sana bence.


ERHAN YİĞİT KIRIKCI

17 Ocak 2010 Pazar

-PARANOYA-



bir tutam kahve kokusu
ıslak kaldırımlarda
buluntular
buruşturulmuş kağıt misali
Yırtılacakmışızda vazgeçilmişiz
gibiyim düşüncende
rüzgar esmiş
saçların gözümün önünde hala uçuşuyor
sen gideli o kadar çok olmuş yani
ağırçekimde bir gülme kalmış hafızada
yavan
sessiz film olmuşuzda haberimiz yok
altyazıda aşk
iki cümle.

bir tutam kahve kokusu
Böyle bir pazar günü
durulmalar
neyi özlediğimi bilseydim keşke
tanrım?
madem tutukluyum
Öyleyse gösterin kelepçelerim nerde?
tanrım?
ben neyi istediğimi bilseydim keşke

al işte rüzgar esmiş
Çapraz bunalımlar cerayanında kalmış sırtım
açık pencere...
ağırçekimde bir gülme kalmış hafızada
sessiz film olmuşuzda haberimiz yok
altyazıda aşk
iki cümle

sanki yalana benzeyen
Bir doğrudayım
işimi gücümü bırakmışım
SENİ SVİYORUM...


ERHAN YİĞİT KIRIKCI

7 Ocak 2010 Perşembe

GİDERSEN NE OLURKİ!



Gidersen ne olurki
Bir göz yanılması kadar
Vakit geçer ardımdan
Yıllar o denli kısa
Ve hücrelerinde seni taşıyan
Yağmurlar yağar üzerime
Sen ıslanırım

Gidersen ne olurki
Hatırladığım en sevdiğim gülüşünde
Unuturum kendimi
Bir köşede gençliğimi yaşlandırırım
Sazım elimde tıngırtadırım geçer!
Teller nezdinde
Sen titrerim

Gidersen ne olurki
Aynı sabahlara uyanırım az çok
Ve aynı güneşe bakamam bilemedin
Ne garip aynı kaprislerimi çeker çiçeklerim
Tıpkı senden öncede olduğu gibi
Belki yine arkadaşlarla
Bu kıraathane köşesinde böyle manasız...

Gidersen ne olurki
Aynı zeytine çatalı batırıp
Aynı sakalı uzatırım tembel günlerimde
Ah! aynı çaya demlerim kokuşmuş fakirliğimi
Ne değişirki yani gidersen
Gidersen ne olurki
Bir sessizliğe bürünüp alt tarafı
Seni bağırırım

Gidersen ne olurki
Çekip vuracakmıyım kendimi sanki
Hangi kurşuna boyun eğerimki ben
Gidersen ne olurki
Yiğit derler bakarsın adıma
Ama ben hep sen korkarım

GİDERSEN NE OLURKİ
AMA SEN YİNE DE GİTME !!!



ERHAN YİĞİT KIRIKCI

31 Aralık 2009 Perşembe

SOĞUK HAVALARDA




Bakma havanın soğukluğuna
Böyle havalarda daha güzel özlenir insan
Nikotin kokusuna bulaşır özlemin
Bütün kent ben kokar
Eğer koklarsan

Sen yine de bakma havanın soğukluğuna
Böyle havalarda daha güzel terkedilir insan
Bir cadde griliğine karışır ihanetin
İsmimi bağırır sanki bütün kornalar
Eğer duyarsan

Dedim ya bakma sen havanın soğukluğuna hiç
Böyle havalarda daha bir sever insan
Bir serzenişte bulunur cesedi öykümüzün
Ve açık kalır gözleri
Eğer kapatırsan

Havanın böyle soğukluğuna
Böyle soğukluğuna havanın
Yani böyle havalarda
Gitme
Daha bir küçülür insan ...


ERHAN YİĞİT KIRIKCI

30 Aralık 2009 Çarşamba

-Sana ne söylemediysem çıktı-



Sana ne söylemediysem çıktı
Neyi söyleyemediysem yani pardon
Hiçbir yalanı bu kadar doğruya boyamamıştım
Oysa ben sana ne sölemediysem çıktı
Neyi söyleyemediysem yani pardon
Kanlı şafaklardan soracak olsa toprak
Kokusunu bırakır bir yağmurun alnına
Sana ne söylemediğimi bilse şimdi
Yar zaten yaşanmadılar
Her biri yanıbaşımızdan usulca kalktılar
haberi olsa yana yana döner dururmu
Sana söyleyemediklerimi yani
Yorgun kuşlardan soracak olsa hayat
Her biri yanıbaşımızdan usulca kalktılar
Bu Soyka umutlar...

Sana ne söylemediysem çıktı
Neyi söyleyemediysem yani pardon
Gözlerime bak karanın acizliğini gör
Bu sefer aynı zamandaydık
Her defasında görülen davanın
Celsesinde kırdıgım kalemlerimi
Gözlerime bak karanın acizliğini gör
Herzaman ki zamanın her gibi alışılmışlığını yani
Hiç kaçırma ellerini tutmadıgın ellerimden
Bu sefer aynı yalandaydık
Benim sana söyleyemediklerimde
Oysa ben bizi hiç bu kadar doğruya boyamamıştım
Ne varsa hepsi çıktı
Sana ne söylemediysem çıktı
Neyi söyleyemediysem yani pardon...


Erhan Yiğit KIRIKCI

26 Aralık 2009 Cumartesi

- DAĞINIK -



Umutlarım sırtta yine
Yük olsa bu kadar taşımazsın
Gözyaşlarım önümde yol gösteren
Nereye akarsa oraya sürüklenmişim
Yani benden ayrı gözüm
Derdi katık etmiş yürek
Nerede güldüyse orayı yurt bellemişim

Hüsran topluyorum şimdi
Düştüğüm topraklardan
Heybemde birkaç hatırlanası anı
Ne zamanki özlesem koklatırım kalbime
Sadece bitmesin diye
Sonra bir hazzım karışır
Evin önünden akan
Çamaşır sulu yağmur sularına
Her halinde anlatılmaz öyle ayakkabıya cekete
Geçen gün buradaydın
Şu lambanın altında
Ben de öyle bir yakısıklıydım ki
Gözlerin kapalıydı ama gördün ..!!!
Bir başıma
Desene bu da yapılırmıydı hani
Böyle de olurmuydu ?
Acemi sular bastı şimdi ömrümü
Bir cevirdin ya gözünü benden
Boğuldum iki damla çise de...

ERHAN YİĞİT KIRIKCI

24 Aralık 2009 Perşembe

-ÖLÜRÜM BİRAZ-



Bekle ! sadece ellerimi yaktım
Senin ellerinde
O güzel
Henüz gün doğmamış sözlerimizle
Korkma ! sadece ağladım biraz
Adının hatırına
O ne varsa paylaşılacak
Yitirdiğimiz her saatte
Benide alsın götürsünler
Ki ne çıkar
Boynuma ihanetten vebal yüklemişler
Adımlarım yanında muamma
Sınırlarda gülmelerimiz var
Kolumu uzatırım
Lakin tellerde kanar
Benide çekip vursunlar yar
Ki donup kalırmısın
Vazgeçtiğin bu göz rengime
Boyanırken kasabamız
Seslen! sadece yalnızlığa sağırım ben
Yokluğunda
Damarlarıma bir dokunmuşlarki
İstanbul ıslanmış
Bir ağlamışımki sorma!!
Sakladım şimdi başıboş dolaşan kederimi
Lakin senden gayrı
Herkes haberdar...
Gitme! sadece öldüm biraz

Küsme! sadece yanıldım biraz
Unuturdum oysa
Her sevişmenin ertesinde
Nefesimi örneğin kulağının ardında kalan
Üşüme! sadece rüzgar oldum biraz
Belki eserken sokağında
Belki değerken saçlarına
Püfür püfür dolaşırız diye
Ben hangi gözümden sakındım seni
Nereye gömdüm?
Hatırla ! sadece unuttum biraz
Bir gün anlarsın diye beklemem
Zorluğuma içlen düşün de
Ve her daim öğrenmelisin
Tutma! sadece ateşim biraz

Bekle! sadece ellerimi yaktım
Senin ellerinde
O güzel
Henüz gün doğmamış sözlerimizle
Korkma! sadece ağladım biraz
Adının hatırına
O ne varsa paylaşılacak
Yitirdiğimiz her saatte

Aşktan sorulacağım mahşerde yeminle
Ne söylesem yanacağız yani
Düşünme! sadece gel biraz
Düşünme! yanan yakmazmış biraz
Öyle ya
Bir bakarsın ki kül olmuşum ayağının dibİnde
Hasretimsin işte ne yalan söyleyeyim
Gitme! bu sefer doğruyum biraz
Yaşayamıyorum gözlerinsiz
Gitme ! ölürüm biraz...


ERHAN YİĞİT KIRIKCI