4 Aralık 2009 Cuma

ZİYAN







Ziyan hangi otobüsün hangi camına sildiysek yaşlarımızı
Hangi soğuk taşlara oturtup düşlerimizi
Kaç sigara aralığında dertleştiysek
Sıradan bi dostun yalın tesellilerine bağlanan belimizi
Hangi yolda büken kadına hala böyle aşık olan gönüle
Sözüm var: ziyan
Ve hangi henüz bitmemiş cümlelerin virgüllerine
Elinin tersini yapıştıran
Erken noktalı devrik fiillerin ertesinde
İçimi gıcıklatarak gelen
Bütün ünlermlerime ziyan
Ziyan ya
Hangi yokluğunda neyi niçin düşünen
Neler verdiği için, neler almak istediğini bilmeyen
Hangi uykuyu bir rüyanın ortasında bölerek
Anlamlar içinde gittikçe anlamsızlaşan
Oysa eşzamanlı acılara çoktan müdavim olmuş
Kapalı kapılar ardındaki akla ziyan
Hangi yokuşlarda kalan nefesin izine bakıpta
Yıllar sonra hangi gülüşümü
Hatırlacaktın ki bana
Herşeyi böylesine untturdun?
Hangi soğuğu reddedip en sıcak kış günü
Şubatı temmuz belleyip
Dalarken gamzelerin dolusu hayallere
Mutlu olamadığı için ölesiye mutlu etmek isteyen
Hangi insan varki ?
Durmadan böyle yaşasın
Ve parmaklarımı değdirirken buz tutmuş ranza demirlerine
Aslında her sabah yokluğunla tutunurum
Dersem ilk defa inanacağın tutar
Ama bakma yalan
Hangi üşümemle hatırladıysam seni
Boşuna uğraşırsın ey sevgili
Ciğerime ciğerime estirdiğin rüzgarına ziyan
Ziyan
Hangi varoşta hangi kıyak mahallenin
Hangi bilinmez delikanlısıysam yani
Ve hangi çamura basıp yadigar ayakkabımı
Korktuysam kirlenmekten
Ne zaman ki ekmeği tahta masada bölüp döker gibi kırıntısını
Harcanan hayallerime ağlayan
Hangi olmazları saklayıp kırlarda biten çiçekler gibi
Yanında bitebilmek için
Seni hangi isteğin en kuytu köşesine itecek kadar güçlü
Avuçlarımın içine ağrıyan fakirliğime ziyan
Ziyan ya
Neylersin hangi yar demeyen dili ortasından yarıp
Yardan atıversem
Şimdi bi şafak vakti
Sensizliğe mahkum gelirsem
Yaslandığım duvara ziyan
Ziyan
Hangi basit yasta tutulursa tutulsun adım
Ben aşkınla ölürdüm lakin
Beynime sıktığım kurşuna ziyan
Hangi iki gözümün iki çeşmesi
Git nereye istersen şimdi
Ardından bakarsam aksın gözüm önüme
Kirleteceksin yazık
O yürüdüğün yollara ziyan
Şimdi bu sevda en masum simaların
Buruşmuş hallerinde saklanırken
Ben çoktan kaybettim ömrümü
Seninle yaşadığım yıllara ziyan


Bana her zaman Erhan de
Eğer Yiğit dersen ismime ziyan


Erhan Yiğit KIRIKCI

6 yorum:

  1. Ezel dizisindeki Ramiz dayı rolündeki Tuncay Kurtiz okudu o güzel sesiyle satırlarını...
    Çok güzeldi...

    YanıtlaSil
  2. Ziyanlar kâra dönüşür bir gün inşaallah.

    YanıtlaSil
  3. FUNDA HANIM GERCEKTEN OKUDU MU ACIKLARMISINIZ

    YanıtlaSil
  4. Sayın KIRIKCI aslında Türkçe demek istedim tabi son yorumu yazana da athıfta bulunarak Tuncay Kurtiz okumuş gibi sesini hayal ederek okudum satırları...
    DEMEK İSTEDİM...
    Son yazan şahıs size söylüyorum, siteye yorum yazma borcum mu var da tutup da yorum bırakayım lay lay lom diye...
    Çok ayıp madem bir soru soruyor sunuz bir kere cümleniz doğru dürüst değil hitap kime bana mı yoksa blog sahibine mi?
    Blog sahibi mi yapacak benim açıklamamı?
    Kaldı ki bir daha baktım yorumuma okudum anlaşılmayacak birşey yok...
    sevgili KIRIKCI ellerinize yüreğinize sağlık paylaşımlarınızdan ötürü...

    YanıtlaSil
  5. anladım funda hanım. Gercekten çok özür dilerim.inanın bu uslubumun farkında bile değildim. ben sizi yanlıs anlayısımdan dolayı heyecanlanarak bi anda yazmıs bulundum.Sizi kırdığım için üzgünüm.
    Özür dilerim.Güzel ve anlayışlı açıklamanız içinde teşekkür ederim ayrıca.

    YanıtlaSil
  6. sevgili funda hanım öncelikle yorumunuzdan dolayı size teşekkür ederim tekrardan adsız adlı kişinin yorumu tamamiyle meraktan kaynaklanmış sanırım ama bunu öncelikle benimle paylaşsa daha iyi olurmuş... yorumun açıklamasını tabiki ben yapacak değilim fakat sizinde bir açıklama yapmanıza gerek yoktu dediğiniz gibi gayet anlaşılır herşey... tekrardan zahmet edip cevap verme ve değerli zamanınızı harcama nezaketinde bulunduğunuz için şükranlarımı sunuyorum hoşcakalın.

    YanıtlaSil

damlalardan nasibini alanlar yorumladı...