
Sevdim
Duyguların yoğunluğunda düşünerek
Saklayarak toza çamura bulanmış gözkapaklarımı
Ve kalleş bir sivilceyi yüzdeki
Gecelerce zindanlarda geçti sanki ömür
Düşüncemde seni varederek yaşarken
Hani şarkımızın en sevdiğimiz yerinde
Kapatarak gözlerimi
Çayın deminde
Burnunu cama dayayan çocuk kadar masum
Koca bir adam olmaya çalışarak
Odamızın duvarlarına çizerek
Mutlu günlerimizi
Ve kırmızı elbiseni senin
Benim mavi kasketimi
Gülüşlerindeki anlık mutlulukları
Dondurarak hafızalara
Bir tutam bakayım diye
Avucuma doldurarak saniyeleri
Sevdim
Dişmacununu ortasından sıkarak
Korna seslerinin gıcıklığında
Bir deniz dalgasının üstünde üşüyerek
Ama nedense hala oturarak
O boş ve o en çok olman gereken banklarda
Elimdeki kuru simite harmanlarken içimi
Yanarak
Yakılarak hani
Fakir kız çocuklarının ve oğlanların
Hayallerinde tutunarak
Sobaya dokunan minik elin acısında
Babannemin gözlüğünden annemin yazmasından
Koklayarak hayatı
Çocuklar gibi sevinerek karın yağmasına
Leğenlerde kayarak hasta olana kadar
Havuç burunlu kardanadamlara atkılar takarken
Hep bir deli aşkın kucağında
Ağlayarak bulurum kendimi
Bu gri şehrimizin içinde
Sevdim
Kavurarak soğanları pembeleşinceye kadar
Yoğurarak hani hamurları
Kulak memesi kıvamına gelinceye kadar
Sürekli tartılarak basküllerde
Yalnızlığında bir babam birde anam olarak
Bulmacalara gömerken dertli başımı
Sevdim
Boruların ti seslerinde
Kuzuların meleşmelerinde
Dalgın gözlerimi akıtarak
Yazdığım şiirlerin her dizesine
Sevdim
İliklerine kadar hayatın yani
Ey elimdeki biram
Gazete kağıdına sarılı tuzum
Zeytin çekirdeğim
Sakallarımın içinde büyütürken bu aşkı
Kalabalıkların içinde unuttum kendimi
Gökyüzüne balonlar saldım
Kordonların pamuk şekerlerinde
Bol bahşiş atıp garsona
Ayakkabılarımı boyatarak esmer çocuğa
Ve unutarak gözlerimi
O körolası uzaklığında
Sevdim
Hesapsızca çalarak senden seni
Tazikli sularda boğulayım ki
İşte aynen böyle
Sende böyle severmisin beni???
ERHAN YİĞİT KIRIKCI