21 Haziran 2009 Pazar

- ERİK ÇEKİRDEKLERİ-




Fakir gencin kaleminden dökülenler,şehirdeki yaşlı kemancının kalbini acıt-
mamışken henüz bütün şehir inanıyordu buna.Yorgun çınarları bile... Oysa ortada
ne yar kalmıstı ne de ser.Meydanlarda buruşturulmuş ayrılık ambalajları... çöp-
çüler küfür etti bir müddet;rüzgar nedense hep sevdiği yerden eserdi! ve aslında
suçu yoktu martıların çünkü onlar ne kemancıyı ne de fakir genci bilirlerdi.
Görseydiniz ağlardınız kaldırımlarda sarı yapraklardan daha aciz olan aşkın halini
güvercin adımlarının izinde...
Fakir gencin kaleminden dökülenler,şehirdeki yaşlı kemancının kalbini acıt-
mamışken henüz bütün şehir inanıyordu buna.Bu dediği şeye yani...yorgun çınarla-
rı bile.Bir çocuk geçivermişti yağan yağmurun içinden ,bütün şehir bakakalmıştı
sadece.Bu dediği mutluluk cebinde, erik çekirdekleri...
Sistemin böylesine basitliğini kaldıramamıştı kötü kalpler.Telaşla kesilmişti
meyve ağaçları yerlerinden.Kilisenin çanları çaldı ve vapurların sirenleri...
Bütün şehir biliyordu oysa bunu yorgun çınarlar bile...Hiçbirşey genç kızın duda-
ğına kondurulan o ilk öpücüğün tadını vermeyecekti birdaha.İnatla fakir gencin ka
leminden dökülenler şehirdeki yaşlı kemancının kalbini acıtmamışken henüz bir çocuk
geçiveriyordu yağan yağmurun içinden bütün şehir bakakalıyordu sadece cebinde
bu dediği mutluluk; ERİK ÇEKİRDEKLERİ...

ERHAN YİĞİT KIRIKCI

1 yorum:

  1. ayrılık hemde huzunlu bır ayrılık bu kımsenın bılmedıgı yada bılmezlıkten geldıgı bır ayrılık

    YanıtlaSil

damlalardan nasibini alanlar yorumladı...