1 Mart 2009 Pazar

- BİR ÖĞRENCİNİN AŞKI-



Annem erken kalkardı
Sobayı yakar
Kahvaltı hazırlardı
İki dilim ekmek ve birazcık zeytin kadar
Vakit geçtikten sonra
Düşerdim okulun yoluna
Her tarafımı soğuk sarardı
Andımızı okurdu arkadaşlarım
Varlığımı varlığına armağan ederdim
En arka sırada oturur seni severdim

Gelip çatardı beslenme saatimiz
Sen görme diye
Gazate kağıdına sarılı halk ekmeğimi
Dışarı çıkar merdivenlerin dibinde yerdim
Başımı okşardı öğretmenim
Sevinirdim
Kokardı esmer tenim cebimdeki mendillerde
En çok ben severdim tenefüslerin uzununu
Ve kantinden sınıfımıza giden koridorda
Düşünürdüm seni hep
Muhakkak yere dikerdim gözlerimi
Önümden geçtiğinde
Onca hazırlık boşa giderdi
Ama olsun ellerin hergün sırama değerdi
Böyleydi gönlümün dudağında kalan teselli
Kader bu aşkı yazarken bu memur çocuğunun saf alnına
Bütün tahta kalemler de
Defterlerime adını yazardı
Problemler çözülürdü matematik dersinde
Ben seni benden çıkarırlarda
Kalanı ayrılığa bölerler diye
Ezilirdim
Kimse bilmezdi oysa
Sınıfın tebeşir tozuna karışırdı hayallerim
Bu yangının dumanı tüterdi okulumuzun bacasından
Sözlerim sözlerinle buluştuğunda
Öleceğimi zannederdim
Bir dünya kurar sınıfın en sevdiğin köşesinde
İçine ikimizi yerleştirirdim
Kimse bilmezdi oysa
En arka sırada oturur seni severdim
Türkçe dersinde öyküler okurdun sen Ömer Seyfettin'den
Ben seni izlerdim
Atların hepsi kaşağılanırdı mesela
Falakaya yatırırdım bütün olumsuz ihtimalleri
Köşkümüze periler girerdi
Çocuk kalbim pır pır titrerdi
Delikanlı halimin en cesur çağı gelir
Otobüs duraklarında bozardım Sonra
En fiyakalı yeminimi
Sigaraya başlamam sendendi
Ağır gelirdi evimizin yokuşlarında bu sevdayı çekmek
Yanımdan duvarlar eksilirdi
Korkardım düşerimde seni bir daha göremem diye
Sensizliği cebime koyar eve girerdim sonra
Yemek yer ,ödev yapar,susar
Sonra oturup seni severdim
İçimde yarının hemen olma sabırsızlığı olurdu hep
Çantamı akşamdan hazırlardım
Yıkanmış gömleğimle birlikte asardım
Ümitlerimi sobanın üstüne
Sanki bize yazılmıştı bütün arabesk şarkılar
Sen hatıra düştüğünde
Kasabanın bütün havası değişirdi
Sana benzetirdim gülenleri
Güller avucuma dikilirdi
Aydede selamlar beni güneş kardeş yüzüme gülerdi
Sabahlar olurdu yani
Akşamlar gelip geçerdi...

Annem erken kalkardı
Sobayı yakar
Kahvaltı hazırlardı
İki dilim ekmek ve birazcık zeytin kadar
Vakit geçtikten sonra
Düşerdim okulun yoluna
Her tarafımı soğuk sarardı
Andımızı okurdu arkadaşlarım
Varlığımı varlığına armağan ederdim
En arka sırada oturur seni severdim

Sakallarım gürleşti şimdilerde
Şahidimdir yüzümdeki çizgiler
Ben seni nasılda severdim!!!

ERHAN YİĞİT KIRIKCI

7 yorum:

  1. Sevgi en güzel böyle anlatılırdı saolasın çok güzeldi.Emeğine yüreğine sağlık

    YanıtlaSil
  2. Tanıdıklara rastlamayı seviyorum blogunda okuduklarımda,emeğine sağlık,yine çok güzel...

    YanıtlaSil
  3. bende tandııklarımı okumayı seviyorum, süpersin yiit :))

    YanıtlaSil
  4. Müthiş! İçim ürperdi, yüreğim ezildi okurken... Ben de bunu çok beğendim. ;) Yüreğine sağlık.
    Sevgiyle kal.

    YanıtlaSil
  5. meraba bende bi öğrenci olarak çok büyük bir aşk acısı çekiyorum umarım uzun sörmez ama bunu okuduktan sonra sanki daha da bi bağlandım

    YanıtlaSil
  6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  7. Özellikle bu şiiri ilk kez İkbal Gürpınar hanımdan canlı dinlemek harika bir duygu. Öylesine güzel okudu ki, bağlandım bu şiire. Öylesine güzel anlatmışsınız ki, tüm hayallere bozuk plak gibi takılı kaldım.

    YanıtlaSil

damlalardan nasibini alanlar yorumladı...