28 Şubat 2009 Cumartesi

-ARMAĞAN-




Üşümüş bir güvercin şimdi sevda
Islak paltomun altında
Bu bos bankta
Yanıma damlalar düşer
İç çekerim
Nasılda konmuş bir yaprağın sırtınada uçmuş yalnızlığım
Ayaklarımın dibinden geçer yavaş yavaş
Görürüm
Gemiler biner sanki omuzlarıma
Aşkın bir yığın taş yükü
Hıçkırır bu küçük yüreğim içimde
Ezilirim
Kimse bilmez nerde olduğunu
Hiçbir nesne
Hatırlatmayı günah bellemiş caddeler seni bana yazık
Her gece ellerimin ellerini tuttuğunu bilselerdi keşke
Nasıl anlatasın ki
Taş olsa catlardı ulan...

Bilmiyorlar hiçbir yosun kokusu yani
Söyleyemedim sırtımı dayadağım tas duvarlara bile
Sürekli ağlamaya hazırlanıyor martıları boğazın
Bu kentte yoksulluk varmış
Bütün anonslarda o renksiz tonuyla sesin
Sensizliğim gözardı ediliyor haber bültenlerinde
Gri dumanların arasından uzaklasırken öğrenciler
Ah ne desem düğümleniyor boğazım
Takvim yapraklarıyla başım dertte
Sabahları yokluğunla uyanıp
Koca bir acıyı yutkunurken sessizce
Düşlerim nasılda konmuş bir yaprağın üstünede uçmuş
Merdivenlerin altından yalnızlığım geçer
İzlerim
Şimdi ben nerelere giderim söyle
Hangi melodinin içinde kaybetsemde
Birdaha bulmasam kendimi
Götürürmü şu ağlayan bulutlar
İçinde ellerimizin değdiği bir aleme
Binsemde gitsem
Ağlamasa keşke kuşlarımızda
Vursam kendimi dağlarına

Sen bana dizlerinde uyumayı cok gördün belki ama
Tavana çakarım ben gözlerimi her akşam
Uzak sabahlarımla birikir koynumda
Al bu yaşlarım sana
Armağan olsun...


ERHAN YİĞİT KIRIKCI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

damlalardan nasibini alanlar yorumladı...