6 Eylül 2009 Pazar

-Aşka Düşen Kaleye Mum Diksin-




Dünyadan bihaber bir çocuktum
Gözlerini zorla dünyama soktular
Ellerimde bilye izleri varken
Sağ elime seni
Sol elime sensizliği tutuşturdular
Arnavut kaldırımlarda
Delice koşmak varken terlemeler boyu
Beni bir aşk oyununun içinde
Sensizliğe yumdurdular
Kainatın böylesine ortasında
Saklanmış umutlarımı sobeledim yıl yıl
Sonra birden koskoca bir yalan olduk
Utanmadan birde
Kazan çömlek patlattılar

Başımda esen kavak yellerim
Nereden eserse essin
Haydi millet
Aşka düşen varsa şimdi
Kaleye mum diksin

Dünyadan bihaber bir çocuktum
Bir haber verdiler duruldum
Cebimde ütülü mendillerim varken
Top oynadığım yokuşlarda büyüdüm
Kar yağan merdiven eşiklerinde
Oturup üşütmek varken
Bana bir ömür yol kadar yalan uydurdular
Bu aşk oyununun içinde
Beni sensizliğe yumdurdular
Şehrimizin böylesine ortasında
Saklanmış gözyaşlarımı
Sobeledim ağır ağır
Sonra bizi uydurdukları yalanların içine koydular
Yalan olduk
Kazan çömlek patlattılar

Şimdi başımda esen kavak yellerim
Nereden eserse essin
Haydi millet
Aşka düşen varsa
Kaleye mum diksin ...


ERHAN YİĞİT KIRIKCI

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

damlalardan nasibini alanlar yorumladı...